Habersizdir çoğu an; ben cevabımı kendimden alırım,
Ve asla gocunmam.
Bu defa diyorum, bu defa; farklı yerlerden uçuyoruz,
Uçuyoruz ya; bu da demektir ki, yetinmezliği üstümüze alıyoruz
Aşağıda kalbimden biri var, kenarına köşesine düştüğüm
İçim çekiyor, aldanmıyorum.
Kirpiklerinden anlıyorum,
Aranma boşuna, nasıl olsa düşürürüm maviyi
Ve parmaklarım üzerine ellerini alırım, ellerini
Ellerini ezberletirim kalbime,
Her çizgisini o görkemli coğrafyanın;
Gezinirken çölün üzerinde ve aniden
Tuttukça hayatlaşan çizgisini.
Bir ben varım tam ortasında ellerinin,
Gözlerini aldım doldurdum,
Fakat hâlâ kendime kızmıyorum,
Güzelliğini içtim yudum yudum
En çok da Kadıköy'den
Bir gün oralarda olacağımızın bilincinde ceviz ağaçları var gönlüme ilişmiş,
Sesimize karışan kuşlarıyla
Ege denizinde boğuyorum kötü olan ne varsa
Omzumdaki yükten taşıyorum;
İşte şu yağmurun göğünden taşıyorum
Koşuyorum sana,
Neyim varsa aldım da geldim,
Bölündüğümden çok birleştim,
Sen benim mevsimimin en güzel iklimi,
Sendendir poyrazların ısıtması içimi
Sevinçte, mutsuzluğu yudumluyoruz bir ağızdan
Diyorlar ki gelen özlemin mevsimidir
Yalan konuşur kadınların gözlerindeki sonbaharlar aldırma sevgilim
Bende her mevsim Haziran'dır
Ve her haziran şairin ölümüne isyan eder gibi
Bir aşk doğurmaktır
Sen çok yakınlarda bir geleceksin
Mavigillerin en sonsuzu, ta kendisi olmak için.
Bir adam göreceğiz, bardağının içinde sarı bir tabanca
Hayatımı kucaklayacağım,
Benim olmadığını anlayana dek
Korkular da olacak
Ama hemen yanından geçip gidince
Denize dayayıp sırtımızı birbirimize mektup yazacağız
Konuğumuz pürtelaşlık olabilir
Ağırlaşınca gözlerimden kucaklayacağım seni
Yanımın ve üzerine içimin olacak
Doğruluk tüyüm seninle tartılacak
Konuğumuzu uğurladıktan sonra rahatça kapanacağız kapılar gibi
İstanbul'u üzerimize kilitleyeceğim
Tükenmeyen gerçeğimi üstüne asacağım
Ve yazacağım varoluşumun ardına
Kocaman gözlerini köpüren denizlere mi döndün ne var?
Ayın yüzünde türlü erozyonlar
Gözündeki tuz yandıkça akıyor zakkumlar
Dahası yatağımın üzerinde görünmeyen bağlar
Seni arama dönencelerinde boynuma dolanırlar
Halılarda yitmişleri, tavanlarda yorgunluğu gözetiriz
Ömrünüz salıncaklar gibi elimizden geldiğincedir
Yaşlı bir gramafonum ben, içine sözler oturtulmuş
Nicedir aynı parçayı döndürüyorum
Gel ki,
Gençleşeyim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder